kendimi kendime ayarlayabilirsem mutlu olucam.
kendi tipim bile değilmişim amk.
KENDİMİ ARKADAŞ OLARAK GÖRÜYORUM
En çok da kendimle evlenemeyeceğime üzülüyorum
kendimden bi çocuğum olsun istiyorum
kendi tipim bile değilmişim amk.
KENDİMİ ARKADAŞ OLARAK GÖRÜYORUM
En çok da kendimle evlenemeyeceğime üzülüyorum
kendimden bi çocuğum olsun istiyorum
Yağmurun sesiyle uyanıyorum geceye.
Hemen kalkıp çay demlemeye çalışıyorum.
Birden suyun kaynama sesi, yağmur damlalarının sesi, gök gürültüsü bir anda ne kadar da muazzam bir melodiye dönüşüyor.
Bir şarkıya ihtiyacım olduğunu anlıyorum. Sokak zifiri karanlık. Ve ürkütücü görünüyor…
evet aranıza yeni katıldım
evet baya yeniyim, bi arkadaşımın ısrarı üstüne aranıza katılmaya karar verdim :)
Yağmurun sesiyle uyanıyorum geceye.
Hemen kalkıp çay demlemeye çalışıyorum.
Birden suyun kaynama sesi, yağmur damlalarının sesi, gök gürültüsü bir anda ne kadar da muazzam bir melodiye dönüşüyor.
Bir şarkıya ihtiyacım olduğunu anlıyorum. Sokak zifiri karanlık. Ve ürkütücü görünüyor gözüme.
Bir titreme geliyor bedenime. Çayı alıp cam kenarındaki masama geçiyorum.
Ne yapacağımı bilmiyorum. Elim defalarca telefona gidiyor.
Bir türlü mesaj atamıyorum.
Kaç kere yazıp sildiğimi hatırlamıyorum bile.
Sonra attığın son mesaj geliyor aklıma.. “ayrıldık” onca yılı, yaşantıyı sığdırdığın kelimeye bakıyorum.
“Ayrıldık” ben ayrılmadım sen ayrıldın. Bizi ikiye sen böldün.
Bizi sen ve ben yaptın.Cüneyt Ergün'den “kırmızı” şarkısını açıyorum.bilirsin kırmızıya olan aşkımı. Çayımı masaya bırakıyorum. Mesaj atamadım bari şiir yazayım diyorum.
Mürekkebe batırıyorum kalemin ucunu kağıda yaklaştırıyorum, mürekkebin dağılışını izliyorum.
Ve şu iki cümle dökülüyor kağıda “seni o kış günü kırmızı kazağınla gördüğümde aşık olmuştum, şimdi ise kırmızı bir şarkı ile uğurluyorum.
Ve birden her yer daha da kararıyor.
Korkuyorum.
Kalemi kağıdı bırakıyorum, o soğuk yatağa tekrar dönüyorum. Rüyalarımızda buluşmak için.